Binlerce insanın modern konutlara
kavuşmasını sağlayan Soyak, şimdi de çağdaş kentlerin
ideal bir örneği olabilecek Soyak Olympiakent projesini
gerçekleştiriyor. İlk etabı 2005 Kasım ayında teslim
edilecek olan Soyak Olympiakent’te, yalıtım uygulamaları
dahil her şey kusursuz tasarlanmış.
Türkiye konut sektörünün önde gelen kuruluşlarından
Soyak, 40 yılı aşkın süredir, inşaattan döküme, karton/oluklu
kutu imalatından hazır betona kadar, geniş bir yelpazede
faaliyet gösteriyor. İnsanların yaşam alanlarıyla ilgili
beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamak için ‘Daha iyi
bir yaşam’ hedefiyle çalışan Soyak’ın, en gelişmiş teknolojilerin
kullanıldığı çok sayıda modern yerleşim biriminde imzası
bulunuyor. İstanbul Avrupa yakasında, 1 milyon m2’lik
alan üzerinde spor ve doğa ile iç içe bir yaşam imkanı
sunan Soyak Olympiakent projesi; bugüne kadar binlerce
kişiye ev sahibi olma imkanı sağlayan kurumun en son
ve en büyük projelerinden birini oluşturuyor. Basketbol
sahalarından beachvolley alanlarına, yüzme havuzlarından
buz hokeyine, paten pistinden rollerblade alanlarına
kadar zengin ve farklı spor olanaklarıyla bütünleşen
Soyak Olympiakent, yeşil alanları, alışveriş merkezleri,
sosyal tesisleri ve altyapısıyla komple bir çağdaş yaşam
alanı sunuyor. Kaba inşaatında, başta Mardav’ın yalıtım
malzemeleri olmak üzere en kaliteli ürünlerin kullanıldığı
projeyi, projede gerçekleştirilen yalıtım uygulamalarını
ve Soyak-Mardav işbirliğini, Soyak Genel Müdür Vekili
Levent Ergül ve Soyak Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Aybars Kızılsencer ile konuştuk.
Mardav ile işbirliğiniz ne zaman başladı ve nasıl gelişti?
Yalıtım uygulamaları için neden Mardav tercih edildi?
Konut sektöründe büyük bir talep var. Soyak
da bu talebi en iyi karşılayan firma olma yolunda emin
adımlarla ilerliyor. Konut alanında, yaşamda kaliteyi
vurgulayan bir firma olarak hedeflerimiz arasında, mümkün
olduğu kadar, bu kalite anlayışını sürdürüp, geliştirip,
sektörde de kaliteyi vurgulayan öncü bir firma olmak
var. Bu nedenle de kalitede alanında öncülüğü üstlenmiş
firmalarla çalışıyoruz. Bu firmalardan biri de, yalıtım
çözümlerinden yararlandığımız Mardav. Mardav ile ilk
Soyak Yenişehir projesinde çalıştık, o zamandan beri
de çalışmaya devam ediyoruz. Mardav ile çalışmamızdaki
temel neden, Mardav’ın sunduğu ürün ve hizmetteki kalitedir.
Nihai ürünümüzü tüketiciye sunarken, Mardav, bizden
beklenen talebi karşılayacak kalitede olan ve arkasında
durmamızı kolaylaştıran izolasyon malzemelerini üreten
bir firmadır. Styrofoam IB ve alçı plakanın laminasyonuyla
oluşan hazır panel Blue’s Alçı uygulamasından, içten
yalıtım çözümü olarak çok memnunuz. Ayrıca Soyak çok
hızlı üretim yapıyor. Çünkü ürünleri çok hızlı satılıyor.
Satışlar yükseldikçe ve beklentiler arttıkça, biz de
kaliteden taviz vermeden üretim hızımızı artırıyoruz.
Bu hızlı üretime, kullandığımız malzemelerin tedarikçilerinin
de uyum sağlayabilmesi gerekiyor. Dolayısıyla, yalıtımda
da bize hızlı cevap verebilecek bir uygulama sistemi
gerekiyordu. Blue’s Alçı paket sistemi, Soyak’ın ihtiyacıyla
ve süratiyle çok örtüştü. Burada ayrıca uygulamayı süratle
ama özenle yapan Mardav bayisi Özcan İnşaat’a da teşekkür
ederiz. Biz belli taahhütler altında projeyi yürütüyoruz.
Teslim tarihlerimizde gecikme yapmadığımız gibi, bazen
önceden de teslim edebiliyoruz. Bu nedenle hız çok önemli.
Aldığımız malı, zamanında ve problemsiz iletmesinin
yanı sıra, Mardav’ın bir diğer özelliği de, kurumsal
anlayışlarının, bizim kurumsal anlayışımıza çok yakın
olmasıdır. Detaylar konusundaki teknik yaklaşımları
ve Ar-Ge’ye verdikleri önem, bize çok yakındır. Araştırmacı
ve sorun çözücü yanlarıyla, detayların çözümünde bize
her zaman destek olmuşlardır.
Pazarlama ekipleriniz, müşterilere satış yaparken, yalıtımı,
pazarlama argümanı olarak kullanıyorlar mı?
Her zaman Soyak’ın kalitesini ve prestijini ön planda
tuttuk. 2000 yılından sonra, izni alınan projelerde,
yalıtım yapmak, bina yönetmeliklerinde de belirtilen
bir zorunluluk ve bir standart haline geldi. Yönetmeliklerde
bir zorunluluk haline gelmeden önce de, biz, yalıtımı,
ek bir maliyet kalemi oluşturarak yaptık ve yalıtım
kalitesinden taviz vermedik. Örneğin Mardav ile ilk
projemiz olan Yenişehir’in yapıldığı dönemde, yönetmeliklerin
getirdiği bir zorunluluk henüz yoktu. Buna rağmen Mardav
ile beraber çalışarak, projede, en sağlıklı ve optimum
yalıtım çözümünü geliştirmeye çalıştık. Müşterilerimizin,
İnternet üzerinden bize sorduğu soruların içeriği ise,
sizin sorunuza güzel bir yanıt oluşturacaktır. Müşterilerimiz,
su, ısı ve ses izolasyonunu çok önemsiyor. Bunun olmadığı
bir evi kesinlikle almıyor. Blue’s Alçı, ısı için bir
zorunluluk. Ses izolasyonuna da bir katkısı var. Özellikle
villalar için kesinlikle aranan bir nitelik. Villaları
alacak müşterilerimiz, özellikle mantolamayı çok önemsiyorlar.
Yani müşterilerimiz buna ihtiyaç duyuyorlar. Çünkü villayı
ısıtmak daha zor ve masraflı. Mantolama, onların aylık
ısınma giderini ciddi boyutta düşürüyor. Bu nedenle,
yalıtımı özellikle soruyorlar.
Anladığım kadarıyla yalıtım konusunda çok bilinçli bir
kitleye hitap ediyorsunuz. Müşterilerinizin yüzde kaçı
yalıtım çözümlerine bakarak karar veriyorlar?
Müşteri fiyata bakıyor aslında. Mantolamanın da metrekare
başına bir maliyeti var ve bu da fiyata yansıyor. Eğer
verilen fiyatta mantolamayı göremezse, tabi ki caydırıcı
bir etki oluşabilir. Zaten fiyatınız yüksek ise kesinlikle
mantolama yapmak zorundasınız.
Biraz Soyak Olympiakent projesinden ve projenin hedeflerinden
bahseder misiniz?
Soyak, kalite öğesini yaşama prensibiyle çalışan, insanlara
iyi ve sağlıklı yaşam alanları üreten bir firma. Müşterilerimiz
de bizi bugün, kalite öğesiyle tanıyor ve özdeşleştiriyor.
Soyak, sürekli yeni projeleriyle büyüyor. Soyak Olympiakent
de, kendi içinde büyümeye devam eden, bizi en heyecanlandıran
projelerimizden biri. Lokasyon Atatürk Olimpiyat Stadı’na
yakın olduğu için projede bazı spor ve doğa öğelerini
ön plana çıkarttık. Soyak Olympiakent, 1 milyon metrekarelik
bir alan üzerine kurulan bir proje. Bin 400 konutla
başladık, şimdi, villalar dahil 4 bin konuttayız. Projenin
büyük bir kısmı, yaklaşık 450 bin metrekaresi yeşil
alan olarak planlandı. Bu yeşil alan içinde, yaklaşık
3 bine yakın farklı çeşit ağaç ve bitki yer alacak ve
bu yeşilliklerin içinde, 3,5 km’lik bir koşu parkuru
olacak. Bu projenin en önemli özelliklerinden biri de,
bu evlerde yaşayacak olanlar, sporla iç içe olmalarını
sağlayacak her türlü sportif tesise sahip olabilecekler.
Zaten Soyak Olympiakent’in doğuşuna da, doğa ve spor
ile iç içe bir yaşam fikri kaynaklık etti. Lokasyonu
da, bu temayı yaratmamıza destek oldu. Yani, Soyak Olympiakent,
büyük bir spor ve doğa kenti olacak. Ayrıca, lokasyon
olarak çok dinamik olacağı için İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’nin olimpiyat stadının çevresindeki bölgeye
yönelik, hızlı tramvaydan, metroya kadar pek çok projesi
var. Bunlar da bölgenin sağladığı diğer avantajlar olacak.
Evlerin büyüklükleri ve çeşitleriyle ilgili neler söylenebilir?
14 katlı bloklarda, bir oda bir salondan, dört oda bir
salona kadar daireler var. Dairelerimizin büyüklüğü,
60 metrekareden, 190 metrekareye kadar değişiyor. Bunun
dışında bir de yaklaşık 300 metrekarelik villalarımız
var.
Proje ne zaman başladı, hangi aşamada ve ne kadar sürede
tamamlanacak?
Bugün itibariyle tamamı 3500 konuttan oluşan projenin
ilk inşaatına 2004 Nisan başında başladık. Projeyi fazlara
ayırdık. Soyak Olympiakent 1’in birinci fazının teslimi,
Kasım 2005’te yapılacak. 700’e yakın daire ve 80 villa
teslim edilecek. Toplam 1400 daire ve villadan oluşan
ikinci fazın
teslimi ise Mayıs 2006’da gerçekleşecek. Soyak Olympiakent
2, 2006’nın Ağustos’unda; Soyak Olympiakent 3 satışı
ise Ocak 2005’te başlayıp teslimi Eylül 2006’da yapılacak.
Projede hangi mimari özellikler ön planda tutuldu?
Yapım teknolojisi olarak, binalar betonarme karkas yapılıyor,
radye temel ve süratli bir teknoloji olan tünel kalıp
sistemiyle inşa ediliyor. Yani tuğla duvar inşaatı yok
burada, dış cepheler beton ile kaplanıyor. Teknik olarak
da Türkiye’deki İmar Yönetmelikleri’nin hepsinin üzerinde
bir uygulama geliştirilmiş bulunuyor. İç mimari de ise,
pazarlama ile üretim departmanlarımızın birlikte geliştirdiği
ve en etkin kullanıma göre tasarlanan özgün bir mimari
uygulanıyor. Bütün detaylar, yaşayacak kişilerin tüm
ihtiyaçları gözetilerek tasarlanıyor. Bütün iç duvarlar,
alçı sıva ve plastik boya yapılıyor. Balkon kapıları
ve pencerelerde, en son teknoloji PVC’ler kullanılıyor.
Yerlerimiz parke, bazı dairelerin yatak odalarında ise
halı bulunuyor. Mutfaklarda ankastre ürünler yer alıyor.
Villaların ise, kombileri bile bulunuyor. Yani daireler,
her ihtiyaç düşünülerek, müşterinin sadece eşyasını
alıp taşınabileceği şekilde tasarlandı. Duşakabin, sabunluk
dahil tamamen bitmiş bir ev denebilir. İç mekanda olması
gereken her türlü iyileştirmeyi yapıyoruz.
Projede ne tür yalıtım uygulamaları gerçekleştirildi?
Bir binada, statik bir problem yoksa, mimari bütün detayları
çözebilirsiniz; ama, su ve ısı izolasyonunu bina bittikten
sonra çözemezsiniz. Daha doğrusu aynı kalitede olmaz.
Mardav ile uzun süredir ısı izolasyonu konusunda birlikte
çalışıyoruz. Bu projede de Mardav ile birlikte çok detaylı
bir çalışma yürüttük. Bütün cephe detaylarını teker
teker inceleyerek çözüm ürettik. Dış cephelerden gelebilecek
tüm ısı köprülerini, bu detaylı çalışma içinde çözdük.
Mardav’a, bu projeye özel, ısı köprüsünü engelleyecek
takozlar ürettirdik ve bu takozları, ısı köprüsünün
olabileceği her noktada kullandık. 4x4 ve 5x5 boyutlarındaki,
ısıyı iletmeyen bu takozlar, ‘extrude polisiteren’den
(EP) üretildi. Öyle ki, bu projede, dış cepheye bakan
hiçbir mekanda, ısı köprüsü oluşmuyor. Bütün binalarımızda,
dıştan mantolamayla; içten de Blue’s dediğimiz, EP ile
ısı yalıtımı yapılmış bulunuyor. İç yüzeylerde kullanılan
alçıpanlar, duvarın, temiz, düzgün ve pürüzsüz gözükmesini
sağlarlar ama ısıyı da geçirirler. Alçıpanların birleştiği
noktalardaki ısı kayıplarını da yukarıdaki takozlarla
çözdük. Çatılarımız ise, tamamen teras çatı olarak tasarlanmıştır.
Üstte ısı yalıtımı, onun altında da su yalıtımı vardır.
Bütünüyle membran olarak tasarlanan teras çatılarda,
üzerine koruyucu bir şap koyduk, onun üzerine de, ısı
yalıtımı için EP koyduk. Çünkü EP dış hava etkilerine
çok dayanıklıdır. EP’nin üstünü de, o bölgenin kullanılabileceğini
düşünerek seramik kapladık. Bina içindeki banyo ve tuvalet
gibi ıslak mekanlarda da, seramik altı ve şap üstü sürme
esaslı yalıtım malzemeleri kullandık. Yapılan binalar
betonarme olduğu için, yüzde yüz ses yalıtımı sağlanamamakla
birlikte, ses yalıtımını da optimum düzeyde sağlamaya
çalıştık. Bunun için de, yer kaplamalarının altında,
elyaf katkılı şap, onun altında da 4-5 mm kalınlığında
ses yalıtım şiltesi kullandık.
Hangi parametrelere göre yalıtım uygulamalarının gerekliliğine
karar verildi? Projelendirme noktasında yalıtımla ilgili
nelere dikkat edildi?
Soyak’ın, bazı bölgelerde 14 katlı binaları bulunuyor.
Lokasyon olarak tepelik olan bu bölgelerde,
özellikle kuzeye bakan cepheler, soğuğu ve rüzgarı ciddi
hissettiriyor. Bu noktalarda izolasyon önemli. Müşteriden
gelen taleplere bakıldığında, izolasyon hep en çok bahsedilen,
en hassas konular arasında yer alıyor. Su, rüzgar, nem
ve küflenme gibi konularda, yalıtım, en kritik nokta.
Bir de yeni binalarda, merkezi ısıtmadan çok, artık,
kombilerle, birebir kendi dairenizi ısıtma yöntemi kullanılıyor.
Bu yeni eğilimde, yakıt parası, binanın yalıtım kalitesiyle
doğru orantılı belirleniyor. Yalıtımlı ve yalıtımsız
bina arasındaki fark, o kadar bariz ki, kullanıcılar
bile bunu birebir ölçebilecek durumda bulunuyor. Çünkü
yalıtımsız bina neredeyse yalıtım parasını ikiye katlıyor.
Dolayısıyla, büyük, rahat, konforlu evlerde yaşamanın
yanı sıra, müşterilerimiz için yalıtım memnuniyeti de
büyük önem taşıyor.
Mantolama, ısı yalıtımı dışında, bina kabuğunu koruyan
da bir yöntem. Teknik olarak bakarsanız, dışardan soğuk
hava, içerden de ısıya maruz kalan yüzey, bir yoğuşma
ve nemle de karşı karşıya kalır. Bu nem, binanın ömrünü
etkileyen bir olgudur. Çünkü nem, içerdeki beton ve
demirleri öldürür. Yalıtımın, özellikle de mantolamanın
binaları koruyarak uzun ömürlü ve dayanıklı olmasını
sağlama, hatta çürümeyi önleyerek depreme dayanıklılığı
artırma özelliği vardır. Özellikle villalarda ve alçak
katlarda mantolama daha uygun olduğu için müşteri tarafından
da talep edilir hale geldi.
Projenin hedef kitlesi kimdir?
Bizim başından beri, 250-350 bin dolar aralığında değişen
villa fiyatlarımız ve 60-170 bin dolar aralığında değişen
daire fiyatlarımız oldu. Soyak Olympiakent’te villalarda
A ve B+ gelir gruplarına hitap edilirken; villalara
nazaran daha uygun fiyatlı dairelerimizde ise, dairelerin
büyüklüğüne göre B+, B ve C+ gelir gruplarına hitap
edildi. Soyak Olympiakent, hedef kitle anlamında değişik
bir proje. Yıllardır, o çevrede, böyle bir proje beklentisiyle
parasını biriktirmiş müşterilerle karşılaştık. Yani
karşımızdaki bilinçli, sıkışık kentleşmenin olduğu yerlerde
yaşamış, ferah bir yere gitme özlemi duyan bir hedef
kitleydi.
Uygulanan yalıtım modelleri, uygulandığı konutun mevcut
giderlerine ne kadarlık bir ek maliyet getirdi?
Bu rakam, doğurduğu sonuçlarla kıyaslanırsa çok cüzi
kalır. Öyle ki, böyle bir konforu, böylesine kaliteli
evlerde yaşatmamak yapılabilecek bir şey değil. Maliyeti,
kazandırdığı konfora kıyasla çok az. Yapılan araştırmalara
göre, yeni yapılan binalarda, yalıtıma yatırılan para,
ısı enerjisinden sağlanan tasarrufla, iki yılda geri
dönüşünü sağlıyor. Eski bir binaya sonradan yapılan
yalıtım, daha maliyetli; yatırımınızın geri dönüşü,
4-5 yılı bulabiliyor.
Yalıtım vazgeçemeyeceğimiz bir standart
Yalıtım uygulamaları artık bizim için bir standarda
dönüştü. Çünkü Soyak, bir projede edindiği deneyimi,
diğer projesinde katlayarak uygulayan bir firma. Her
projede, süreç iyileştirme kavramını uygularız. Eğer
Blues’ Alçı, somut duruma en uygun, süreci en iyileştiren
ve ihtiyaca cevap veren çözümse, biz bu çözümü iyileştirip
geliştirerek, bir sonraki projeye taşırız. Her projede,
deneyimlerimizi bir üst basamağa taşıyoruz. Satın alımlarımızda,
standart malzemelerimiz vardır. Farklı bir malzemeye
kaymak demek, kaliteyi görmek açısından bir dönem daha
deneme yapmamız demektir. Müşterimiz de zaten en son
gördüğü ürünü ve teknolojiyi Soyak’tan bekliyor. Biz
o beklentinin bir gerisine gidemeyiz. Hedefimiz hep
ileri gitmektir.
|